30 Temmuz 2026Psikoloji Rehberi

Panik Atak ve Panik Bozukluk Nedir? Hangi Durumlarda Görülür ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Panik atak ile panik bozukluk arasındaki farkları, belirtilerin hangi durumlarda ortaya çıkabileceğini ve bilimsel temelli tedavi yöntemlerini inceleyin.

panik bozukluk nedir

Panik atak ve panik bozukluk nedir? Panik atak; belirgin bir tehlike bulunmadığı hâlde aniden başlayan, kısa sürede yoğunlaşan ve güçlü bedensel belirtilerin eşlik ettiği yoğun korku veya rahatsızlık dönemidir. Kişi bu sırada kalp krizi geçirdiğini, bayılacağını, kontrolünü kaybedeceğini ya da öleceğini düşünebilir. Belirtiler son derece gerçek ve korkutucu hissedilse de panik atağın kendisi yaşamı tehdit eden bir durum değildir (National Institute of Mental Health [NIMH], 2025).

Bir kez panik atak yaşamak, kişinin panik bozukluğu olduğu anlamına gelmez. Panik bozukluğunda tekrarlayan ve beklenmedik panik atakların yanında, yeniden atak geçirmeye yönelik sürekli endişe veya ataklardan korunmak amacıyla yapılan belirgin davranış değişiklikleri bulunur. Bu endişe ve davranış değişikliklerinin en az bir ay devam etmesi tanısal değerlendirmede dikkate alınır (NIMH, 2025).

Panik atak sırasında hangi belirtiler görülür?

Panik atak sırasında bedensel ve zihinsel belirtiler birlikte ortaya çıkabilir. Her kişide aynı belirtilerin bulunması gerekmez.

Yaygın belirtiler şunlardır:

  • Kalbin hızlı veya güçlü biçimde çarpması
  • Göğüste ağrı, sıkışma veya baskı hissi
  • Nefes alamama ya da nefesin yetmediğini hissetme
  • Boğuluyor gibi olma
  • Terleme
  • Titreme
  • Baş dönmesi veya sersemlik
  • Bayılacakmış gibi hissetme
  • Uyuşma veya karıncalanma
  • Sıcak basması ya da üşüme
  • Bulantı veya karın rahatsızlığı
  • Çevrenin gerçek değilmiş gibi gelmesi
  • Kişinin kendisine yabancılaşmış gibi hissetmesi
  • Kontrolünü kaybetme veya çıldırma korkusu
  • Ölüm ya da kötü bir şey olacağı düşüncesi

Panik ataklar genellikle hızlı biçimde yoğunlaşır. Birçok atak birkaç dakika içerisinde en yüksek düzeye ulaşır ve belirtiler zamanla azalır. Atak sona erdikten sonra kişi yorgunluk, gerginlik veya yeni bir atak yaşama endişesi hissedebilir (NIMH, 2025; NHS, 2026).

Panik atak neden bu kadar gerçek ve tehlikeli hissettirir?

Kaygı sistemi, gerçek bir tehlike karşısında organizmayı hızlı hareket etmeye hazırlayan doğal bir alarm sistemidir. Kalp atışının hızlanması, solunumun değişmesi, kasların gerilmesi ve dikkatin olası tehlikeye yönelmesi bu sistemin parçalarıdır.

Panik atakta ise bu alarm sistemi açık ve güncel bir tehlike bulunmadığı hâlde yoğun biçimde etkinleşebilir. Kişi kalp atışındaki hızlanmayı “Kalp krizi geçiriyorum”, baş dönmesini “Bayılacağım” veya yabancılaşma hissini “Kontrolümü kaybediyorum” şeklinde yorumlayabilir. Bedensel duyumların tehlikeli olarak değerlendirilmesi korkuyu artırırken, artan korku bedensel belirtileri daha da güçlendirir. Böylece panik döngüsü oluşabilir (NIMH, 2025).

Panik döngüsü nasıl devam eder?

Panik döngüsü genellikle şu şekilde ilerler:

Bedensel duyum veya tetikleyici → Tehlikeli yorum → Kaygının artması → Bedensel belirtilerin güçlenmesi → Daha yoğun felaket yorumu

Örneğin kişi merdiven çıktıktan sonra kalbinin hızlı attığını fark edebilir. Bu duyumu “Kalbimde ciddi bir sorun var” şeklinde yorumladığında kaygısı yükselir. Kaygıyla birlikte kalp atışı daha da hızlanabilir, nefes alışverişi değişebilir ve baş dönmesi ortaya çıkabilir. Kişi bu yeni belirtileri ilk düşüncesinin doğrulandığı şeklinde değerlendirebilir.

Atak sırasında ortamdan kaçmak, nabzı tekrar tekrar kontrol etmek, acil servise gitmek, sürekli yakından güvence istemek veya belirli yerlere yalnız gitmemek kısa süreli rahatlama sağlayabilir. Ancak kişi zamanla “Bunları yapmasaydım başıma kötü bir şey gelecekti” sonucuna ulaşabilir. Böylece kaçınmalar ve güvenlik davranışları uzun vadede panik korkusunu sürdürebilir.

Panik atak hangi durumlarda görülür?

Panik ataklar farklı bağlamlarda ortaya çıkabilir. Bazı ataklar belirgin bir tetikleyici olmadan yaşanırken bazıları belirli ortamlar, düşünceler veya bedensel duyumlarla ilişkili olabilir.

Beklenmedik panik ataklar

Kişi dinlenirken, evde otururken, çalışırken veya uyku sırasında açık bir neden bulunmadan panik atak yaşayabilir. Tekrarlayan beklenmedik ataklar ve yeniden atak geçirme korkusu panik bozukluğunun temel özellikleri arasındadır (NIMH, 2025).

Agorafobiyle ilişkili durumlar

Kişi kaçmanın zor olacağını, yardım alamayacağını veya panik belirtilerinin başkaları tarafından fark edileceğini düşündüğü ortamlarda yoğun kaygı yaşayabilir. Toplu taşıma, kalabalık yerler, alışveriş merkezleri, açık alanlar, kapalı mekânlar, trafik veya evden yalnız uzaklaşmak bu durumlara örnek olabilir.

Kişi zamanla bu ortamlara yalnız gidememeye, yanında güvendiği birini bulundurmaya veya tamamen kaçınmaya başlayabilir. Agorafobi, panik bozukluğuyla birlikte görülebilse de ayrı bir klinik durum olarak da değerlendirilir (NIMH, 2025).

Sosyal ortamlarda

Topluluk önünde konuşma, yeni insanlarla tanışma, dikkatlerin üzerinde olduğunu hissetme veya eleştirilmekten korkma gibi durumlarda panik belirtileri ortaya çıkabilir. Bu durumda temel korku bazen bedensel belirtilerin kendisinden çok, kişinin küçük düşeceği veya olumsuz değerlendirileceği düşüncesidir.

Özgül korkular sırasında

Uçak yolculuğu, asansör, yükseklik, kapalı alan, kan, enjeksiyon veya belirli hayvanlarla karşılaşma gibi korkulan durumlarda yoğun panik belirtileri yaşanabilir. Bu ataklar genellikle korkulan nesne veya durumla bağlantılıdır.

Travmatik olayları hatırlatan durumlarda

Travmatik bir olayı hatırlatan görüntüler, sesler, kokular, yerler veya bedensel duyumlar yoğun korku ve panik benzeri belirtileri tetikleyebilir. Bu durumda belirtilerin travma sonrası stres tepkileriyle birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Yoğun stres dönemlerinde

İş yükü, ilişki sorunları, kayıp, taşınma, sağlık sorunları, uykusuzluk veya uzun süren belirsizlik dönemleri kişinin genel uyarılmışlık düzeyini artırabilir. Ancak panik atakların tek bir nedene indirgenmesi doğru değildir. Genetik yatkınlık, stres, öğrenme deneyimleri, bedensel duyumlara yönelik hassasiyet ve çevresel koşullar birlikte etkili olabilir (NIMH, 2025; NHS, 2026).

Uyku sırasında

Bazı kişiler uykudan ani çarpıntı, nefes darlığı ve yoğun korkuyla uyanabilir. Gece panik atakları kabustan farklı olarak belirgin bir rüya içeriği olmadan da ortaya çıkabilir. Bununla birlikte uyku apnesi, reflü, kalp veya solunum sistemiyle ilişkili durumlar benzer belirtilere neden olabileceği için değerlendirmede fiziksel etkenlerin de ele alınması önemlidir.

Panik atak ile panik bozukluğu aynı şey midir?

Panik atak tek başına bir psikolojik bozukluk değildir. Bir kişi yaşamı boyunca yalnızca bir veya birkaç kez panik atak yaşayabilir ve sonrasında belirgin bir sorun gelişmeyebilir.

Panik bozukluğunda ise genellikle:

  • Tekrarlayan ve beklenmedik panik ataklar yaşanır,
  • Yeni bir atak geçirme korkusu oluşur,
  • Bedensel belirtiler sürekli takip edilir,
  • Kalp krizi, bayılma veya kontrol kaybı gibi sonuçlardan korkulur,
  • Belirli yerlerden veya etkinliklerden kaçınılır,
  • Günlük yaşam atak ihtimaline göre düzenlenmeye başlanır.

Bu nedenle değerlendirmede yalnızca atakların sayısı değil, atakların kişi için taşıdığı anlam ve yaşam üzerindeki etkisi de önemlidir (NIMH, 2025).

Panik atak ile kaygı aynı şey midir?

Kaygı çoğu zaman gelecekte gerçekleşebilecek bir durumla ilgili endişe, gerginlik ve tetikte olma hâlidir. Yoğunluğu zaman içerisinde artıp azalabilir ve daha uzun sürebilir.

Panik atak ise çoğunlukla daha ani başlar, kısa sürede yoğunlaşır ve belirgin bedensel belirtilerle birlikte görülür. Bununla birlikte kaygı ile panik birbirinden tamamen bağımsız değildir. Uzun süren kaygı bedensel uyarılmışlığı artırabilir; panik atak yaşama korkusu da gün boyunca devam eden bir kaygıya dönüşebilir.

Panik belirtileri fiziksel bir hastalıktan kaynaklanabilir mi?

Çarpıntı, göğüs ağrısı, nefes darlığı, titreme ve baş dönmesi yalnızca panik atakta görülmez. Kalp ve solunum sistemiyle ilgili sorunlar, tiroit hastalıkları ve bazı diğer tıbbi durumlar benzer belirtiler oluşturabilir. Kullanılan ilaçlar, maddeler veya madde bırakma süreçleri de değerlendirmeye dâhil edilebilir (NIMH, 2025).

Özellikle belirtiler ilk kez ortaya çıkıyorsa, önceki ataklardan belirgin biçimde farklıysa veya kişi fiziksel bir hastalıktan şüpheleniyorsa tıbbi değerlendirme almak önemlidir. Bir sağlık uzmanı öyküyü değerlendirerek ve gerektiğinde fiziksel inceleme yaparak başka nedenleri dışlamaya çalışabilir (NIMH, 2025; NHS, 2026).

Panik bozukluğu nasıl değerlendirilir?

Değerlendirme sırasında genellikle şu konular ele alınır:

  • İlk atağın ne zaman ve hangi koşullarda yaşandığı
  • Atakların sıklığı ve süresi
  • Atak sırasında ortaya çıkan düşünceler
  • Bedensel belirtilerin nasıl yorumlandığı
  • Yeniden atak geçirme korkusu
  • Kaçınılan yerler ve etkinlikler
  • Güvence arama ve kontrol davranışları
  • Agorafobi belirtileri
  • Kullanılan ilaçlar, kafein, alkol veya diğer maddeler
  • Eşlik eden depresyon, kaygı veya travma belirtileri
  • Belirtilerin iş, okul, sosyal yaşam ve ilişkiler üzerindeki etkisi

Panik bozukluğuna depresyon, diğer kaygı bozuklukları, travma sonrası stres belirtileri, obsesif kompulsif belirtiler veya fiziksel sağlık sorunları eşlik edebilir. Bu nedenle tedavi planının yalnızca panik ataklara değil, kişinin genel ihtiyaçlarına göre oluşturulması gerekir (NIMH, 2025).

Panik Atak ve Panik Bozukluğunun Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Panik bozukluğunun tedavisinde en güçlü bilimsel desteğe sahip yöntemler arasında Bilişsel Davranışçı Terapi, maruz bırakma temelli çalışmalar ve uygun durumlarda ilaç tedavisi bulunur. Tedavi seçimi belirtilerin şiddetine, kaçınmaların düzeyine, eşlik eden sorunlara, kişinin tercihlerine ve önceki tedavi deneyimlerine göre yapılır (NICE, 2011/2024; NIMH, 2025).

1. Psikoeğitim ve panik döngüsünü anlama

Terapi sürecinin ilk aşamalarından biri panik belirtilerinin nasıl oluştuğunun anlaşılmasıdır. Kişinin yaşadığı belirtilerin “uydurma” olmadığı; ancak bu belirtilerin her zaman tehlikeli bir hastalık anlamına gelmediği ele alınır.

Kişi bedensel duyumlar, felaket yorumları, kaçınmalar ve güvenlik davranışları arasındaki ilişkiyi öğrendikçe yaşadığı belirtileri daha anlaşılır bir çerçevede değerlendirmeye başlayabilir. Amaç kişiye yalnızca “Sakin ol” demek değil, panik döngüsünü sürdüren mekanizmaları birlikte belirlemektir.

2. Bilişsel Davranışçı Terapi

Bilişsel Davranışçı Terapi, panik bozukluğu için en fazla araştırılan psikoterapi yaklaşımlarından biridir. Terapi; bedensel duyumların nasıl yorumlandığına, atak sırasında ortaya çıkan felaket düşüncelerine, kaçınmalara ve güvenlik davranışlarına odaklanır.

Tedavi sürecinde şu düşünceler ele alınabilir:

  • “Kalbim hızlanırsa kalp krizi geçiririm.”
  • “Başım dönerse bayılırım.”
  • “Nefesim değişirse boğulurum.”
  • “Panik yaşarsam kontrolümü kaybederim.”
  • “Buradan hemen çıkmazsam kötü bir şey olacak.”
  • “Yanımda biri olmadan dışarı çıkamam.”

Panik bozukluğuna yönelik psikoterapileri inceleyen 136 randomize kontrollü çalışmanın ağ meta-analizinde Bilişsel Davranışçı Terapi, etkililik ve araştırma kalitesi birlikte değerlendirildiğinde en güçlü ilk seçeneklerden biri olarak bulunmuştur (Papola ve ark., 2022).

3. Bedensel duyumlara maruz bırakma

Panik bozukluğunda kişi yalnızca dış dünyadaki durumlardan değil, kendi bedeninde hissettiği çarpıntı, baş dönmesi, nefes değişikliği veya sıcaklık gibi duyumlardan da korkabilir.

İnteroseptif maruz bırakma, panikle ilişkilendirilen bedensel duyumların uygun değerlendirme sonrasında, planlı ve kontrollü biçimde deneyimlenmesini içerir. Amaç kişinin bu duyumlara alışmaya zorlanması değil; duyumların otomatik olarak felaketle sonuçlanmadığını ve duyumlarla baş edebildiğini öğrenmesidir (NIMH, 2025).

Bu çalışmalar kişinin sağlık durumu, korktuğu belirtiler ve terapi hedefleri dikkate alınarak planlanır. Özellikle fiziksel sağlık sorunu bulunan kişilerde uygulama öncesinde gerekli tıbbi değerlendirmelerin yapılması önemlidir.

4. Kaçınılan durumlara aşamalı olarak yaklaşma

Panik korkusu nedeniyle toplu taşımaya binmekten, mağazaya girmekten, trafikte kalmaktan, egzersiz yapmaktan veya yalnız dışarı çıkmaktan kaçınılabilir.

Terapi sürecinde kaçınılan durumlar kolaydan zora doğru sıralanabilir ve kişi bu durumlara aşamalı biçimde yaklaşmayı deneyebilir. Hedef kaygının tamamen yok olmasını beklemek değil, kaygı varken de durumu sürdürebilmeyi ve korkulan sonucun gerçekleşmediğini öğrenmektir.

Maruz bırakma çalışmaları, panik bozukluğuyla ilişkili korkuların ve kaçınmaların azaltılmasında BDT’nin önemli bileşenlerinden biridir (NIMH, 2025).

5. Güvenlik davranışlarını azaltma

Güvenlik davranışları kişinin kendisini koruduğunu düşündüğü, ancak uzun vadede panik korkusunu sürdürebilen davranışlardır.

Örnekler şunlardır:

  • Sürekli nabız veya tansiyon ölçmek
  • Çıkış kapısına yakın oturmak
  • Yanında mutlaka ilaç, su veya belirli bir eşya taşımak
  • Yalnız kalmamak
  • Sürekli hastane veya eczane yakınında bulunmak
  • Atak ihtimaline karşı etkinliklerden kaçınmak
  • Bedensel belirtileri internette tekrar tekrar araştırmak
  • Yakınlarından sürekli “Bir şeyin yok” güvencesi istemek

Bu davranışların tamamı bir anda bırakılmak zorunda değildir. Terapi sürecinde hangi davranışların işlevsel önlem, hangilerinin panik döngüsünü sürdüren güvenlik davranışı olduğu birlikte değerlendirilir.

6. Nefes ve gevşeme çalışmaları

Yavaş ve dengeli solunum, kişinin atak sırasında kontrolsüz ve hızlı nefes alışverişini fark etmesine yardımcı olabilir. Ancak nefes egzersizlerinin “Bunu yapmazsam panik tehlikeli olur” düşüncesiyle zorunlu bir güvenlik davranışına dönüşmemesi önemlidir.

Nefes ve gevşeme çalışmaları, BDT ve maruz bırakma temelli tedavileri destekleyebilir; ancak panik bozukluğunun temel tedavisi yalnızca rahatlama egzersizlerinden oluşmaz. Asıl hedef kişinin bedensel duyumları daha az tehdit edici biçimde yorumlaması ve kaçınmadan yaşamına devam edebilmesidir.

7. İlaç tedavisi

Panik bozukluğunda psikiyatrist tarafından antidepresan ilaçlar değerlendirilebilir. SSRI ve SNRI grubu ilaçlar sık kullanılan seçenekler arasındadır. Etkinin başlaması birkaç hafta sürebilir ve tedavinin ilk döneminde geçici yan etkiler görülebilir. İlaç seçimi, doz ve tedavi süresi kişinin tıbbi durumu ve ihtiyaçları doğrultusunda psikiyatrist tarafından planlanmalıdır (NIMH, 2025; NICE, 2011/2024).

Yetmiş araştırmayı ve 12.703 katılımcıyı kapsayan Cochrane ağ meta-analizi, farklı antidepresan sınıflarının ve bazı diğer ilaçların panik bozukluğunun kısa dönem tedavisinde plasebodan daha etkili olabileceğini göstermiştir. Bununla birlikte çalışmaların genel kanıt kalitesi sınırlı olduğundan ilaç seçimi yalnızca sıralamalara göre değil, yan etkiler, önceki tedavi yanıtı ve kişisel özellikler dikkate alınarak yapılmalıdır (Guaiana ve ark., 2023).

Benzodiazepinler belirtileri hızlı biçimde azaltabilir; ancak tolerans ve bağımlılık riski nedeniyle uzun dönem temel tedavi olarak kullanılmaları uygun olmayabilir. Kullanılacaksa süre ve doz psikiyatrist tarafından dikkatle belirlenmelidir. İlaçlara kendi kendine başlanmamalı, doz değiştirilmemeli veya ilaç aniden bırakılmamalıdır (NIMH, 2025).

8. Psikoterapi ve ilaç birlikte uygulanabilir mi?

Psikoterapi ve ilaç tedavisi birbirini dışlayan yöntemler değildir. Bazı kişiler yalnızca BDT’den, bazıları ilaç tedavisinden, bazıları ise iki yöntemin birlikte uygulanmasından yararlanabilir.

Belirtilerin şiddeti, agorafobik kaçınmalar, depresyon veya başka psikolojik sorunların eşlik etmesi, önceki tedavilere verilen yanıt ve kişinin tercihi tedavi planında dikkate alınır. Tedavinin başında belirlenen plan, ilerleme doğrultusunda yeniden değerlendirilebilir.

9. Online panik bozukluğu terapisi etkili olabilir mi?

Panik bozukluğuna yönelik BDT uygun koşullar sağlandığında online olarak da uygulanabilir. İnternet tabanlı BDT üzerine yapılan 13 randomize kontrollü çalışmayı ve 1.214 katılımcıyı kapsayan bir meta-analiz, uzman rehberliğindeki internet tabanlı BDT ile aktif BDT uygulamaları arasında panik ve agorafobi belirtilerinin azaltılması açısından anlamlı bir fark bulunmadığını göstermiştir (Polak ve ark., 2021).

Yetmiş dört çalışmayı ve 6.699 katılımcıyı kapsayan başka bir ağ meta-analizinde yüz yüze bireysel BDT, grup BDT’si ve uzman rehberliğindeki öz yardım uygulamalarının etkili olabildiği; bu formatlar arasında belirgin etkililik farklarının bulunmadığı bildirilmiştir. Ancak kanıtların güven düzeyinin her format için aynı olmadığı dikkate alınmalıdır (Papola ve ark., 2023).

Online terapinin uygunluğu kişinin özel bir görüşme alanına sahip olması, internet bağlantısı, tıbbi durumu, kriz ihtiyaçları ve maruz bırakma çalışmalarının nasıl yürütüleceği dikkate alınarak değerlendirilmelidir.

Panik atak sırasında ne yapılabilir?

Panik atak sırasında belirtileri zorla ortadan kaldırmaya çalışmak bazen kişinin belirtilere daha fazla odaklanmasına neden olabilir. Bunun yerine kişi şu adımları deneyebilir:

  1. Bulunduğu ortam güvenliyse hemen kaçmak yerine bir süre bulunduğu yerde kalmak.
  2. Yaşadığı durumu “Bu bir panik dalgası olabilir” şeklinde adlandırmak.
  3. Nefesi zorlamadan daha yavaş ve dengeli nefes almaya çalışmak.
  4. Belirtilerin daha önce olduğu gibi zaman içerisinde azalacağını hatırlamak.
  5. Nabız kontrolü, internette araştırma veya tekrar tekrar güvence isteme davranışlarını mümkün olduğunca sınırlamak.
  6. Dikkatini yalnızca belirtilere değil, bulunduğu ortamdaki nesnelere ve yaptığı işe yönlendirmek.

Bu öneriler profesyonel tedavinin yerine geçmez. Özellikle ilk kez yaşanan veya önceki ataklardan farklı belirtilerde durumun yalnızca panik atak olduğu varsayılmamalıdır (NHS, 2026).

Yakınlar nasıl destek olabilir?

Panik atak yaşayan bir kişiye “Sakin ol”, “Abartıyorsun” veya “Hiçbir şeyin yok” demek çoğu zaman yardımcı olmaz.

Yakınlar şu şekilde destek olabilir:

  • Sakin ve yargılamayan bir ses tonuyla konuşmak
  • Kişinin yaşadığı korkunun gerçek olduğunu kabul etmek
  • Belirtilerin zamanla azalacağını hatırlatmak
  • Kişiyi zorla bulunduğu yerden çıkarmamak
  • Her atakta otomatik olarak güvence verme döngüsüne girmemek
  • Profesyonel destek almasını teşvik etmek
  • Terapi planı varsa terapistin önerileri doğrultusunda hareket etmek

Amaç kişinin her türlü rahatsızlıktan korunması değil, kendi becerilerini kullanarak panik dalgasıyla baş edebilmesine destek olmaktır.

Ne zaman profesyonel destek alınmalı?

Aşağıdaki durumlarda profesyonel değerlendirme almak yararlı olabilir:

  • Panik ataklar tekrarlıyorsa
  • Yeniden atak geçirme korkusu günün önemli bölümünü kaplıyorsa
  • Toplu taşıma, kalabalık, araç kullanma veya yalnız kalma gibi durumlardan kaçınılıyorsa
  • Kişi sürekli bedensel belirtilerini kontrol ediyorsa
  • Sık sık acil servise başvuruluyor ancak belirtileri açıklayan fiziksel bir neden bulunamıyorsa
  • İş, okul, sosyal yaşam veya ilişkiler etkileniyorsa
  • Alkol ya da maddeler belirtilerle baş etmek amacıyla kullanılıyorsa
  • Depresyon veya başka psikolojik sorunlar eşlik ediyorsa

Panik bozukluğu tedavi edilebilir bir psikolojik sorundur. Tedavinin amacı kişinin bir daha hiçbir bedensel duyum yaşamaması değil; bu duyumları felaket olarak yorumlamadan karşılayabilmesi, kaçınmaları azaltması ve yaşamını yeniden özgürce sürdürebilmesidir.

Kaynakça

Guaiana, G., Meader, N., Barbui, C., Davies, S. J. C., Furukawa, T. A., Imai, H., Dias, S., Caldwell, D. M., Koesters, M., Tajika, A., Bighelli, I., Pompoli, A., Cipriani, A., Dawson, S. ve Robertson, L. (2023). Pharmacological treatments in panic disorder in adults: A network meta-analysis. Cochrane Database of Systematic Reviews, 11, CD012729. DOI: 10.1002/14651858.CD012729.pub3.

National Institute for Health and Care Excellence. (2011; güncelleme 2024). Generalised anxiety disorder and panic disorder in adults: Management. Clinical Guideline CG113.

National Institute of Mental Health. (2025). Panic disorder: What you need to know. National Institutes of Health.

Papola, D., Ostuzzi, G., Tedeschi, F., Gastaldon, C., Purgato, M., Del Giovane, C., Pompoli, A., Pauley, D., Karyotaki, E., Sijbrandij, M., Furukawa, T. A., Cuijpers, P. ve Barbui, C. (2022). Comparative efficacy and acceptability of psychotherapies for panic disorder with or without agoraphobia: Systematic review and network meta-analysis of randomised controlled trials. The British Journal of Psychiatry, 221(3), 507–519. DOI: 10.1192/bjp.2021.148.

Papola, D., Ostuzzi, G., Tedeschi, F., Gastaldon, C., Purgato, M., Del Giovane, C., Pompoli, A., Pauley, D., Karyotaki, E., Sijbrandij, M., Furukawa, T. A., Cuijpers, P. ve Barbui, C. (2023). CBT treatment delivery formats for panic disorder: A systematic review and network meta-analysis of randomised controlled trials. Psychological Medicine, 53(3), 614–624. DOI: 10.1017/S0033291722003683.

Polak, M., Tanzer, N. K., Bauernhofer, K. ve Andersson, G. (2021). Disorder-specific internet-based cognitive-behavioral therapy in treating panic disorder, comorbid symptoms and improving quality of life: A meta-analytic evaluation of randomized controlled trials. Internet Interventions, 24, 100364. DOI: 10.1016/j.invent.2021.100364.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel değerlendirme, tanı veya psikoterapi yerine geçmez.
WhatsApp Randevu